5M1Kya hoşgeldiniz!


 
radyo dinleAnasayfaPortalliSSSAramaÜye ListesiKayıt OlKullanıcı GruplarıGiriş yapqwgqw

Paylaş | 
 

 GHEORGHE (GİCA) HAGİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DaRK_BuLL
Süper Kullanıcı
Süper Kullanıcı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 72
Yaş : 27
Nerelisiniz : SoMa
Kayıt tarihi : 02/06/07

MesajKonu: GHEORGHE (GİCA) HAGİ   Paz Haz. 03, 2007 10:36 am

* * * * * * * * * * * *GHEORGHE (GİCA) HAGİ
* * * * * * * * * * *10'un GİBİSİ GELMEDİ
Hayatı

Annesi Chirata ve babası Iancu ile birlikteGica, Hagi ailesinin (Sultana ve Elena adında iki ablası ile birlikte) 3 çocuğundan biridir. 5 Şubat 1965 tarihinde Köstence'nin Sacele köyünde dünyaya geldi. 6 yaşındayken hiç unutamadığı bir hediye alır: bir top. Bu top onun ilk topudur ve böylece efsanenin yaratılmasındaki ilk tuğlayı koyan annesi Chirata'dır.

İkinci tuğla da hiç kuşkusuz onu keşfeden ve Farul Köstence genç takımında ilk hocalığını yapan Josif Bukossi tarafından koyulmuştur. Hagi futbolculuk yaşantısındaki en büyük katkıyı Bukossi’den aldığını sık sık dile getirir. Bukossi onun için hocaların hocasıdır.

Balint Belodedici ve Popescu en sevdiği arkadaşlarıdır. Hatta Popescu ile arkadaşlıklarını bir adım ileri götürmüşler ve bacanak olmuşlardır. İki kız çocuk babası olan Gica iyi bir ev erkeği görüntüsü vermektedir.

Kulüp Kariyeri

Bukossi ve Farul Köstence formasıylaGheorghe Hagi futbola Farul Köstence'nin gençler takımında başladı. İlk resmi maçına 11 yaşında çıktı. 1979-80 sezonunda lisanslı olarak Farul Köstence takımını oyuncusu oldu. 1983 yılına gelindiğinde sınava girmeden üniversiteye gidebilmek için Universitatea Craiova takımıyla sözleşme yapar. Bu haber Çavuşevsku'nun oğlu Nicu'nun kulağına gider. Hemen Hagi'yi Bükreş'te bir üniversiteye yazdırır ve Onursal Başkanı olduğu Sportul Studentesc'e transfer eder. Hagi 1986 yılına kadar oynadığı Sportul'da 108 maç oynar ve 78 gol atar. Bu dikkat çekici başarı Çavuşesku'nun en büyük oğlu Valentin'in gözünden kaçmaz. Kardeşi ile arası hiç de iyi olmayan Valentin, Hagi'yi ordu takımı olan Steaua Bükreş'e transfer eder.


Barcelona formasıyla1986 yılı Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonu Steaua, Avrupa Süper Kupası Finali'ne çıkarken Hagi de kadrodadır. Üstelik maç Hagi'nin serbest vuruştan attığı golle 1-0 biter. Ayrıca ilk senesinde Romanya Kupası ve Romanya Lig Şampiyonluğu'nu kucaklayan Hagi, daha sonra da Steaua ile 1 Romanya Kupası ve 2 şampiyonluk kazandı. Ayrıca 1989 ylında Şampiyon Kulüpler Kupası'nda final oynama başarısını göstermiştir.

1990 yılında rekor bir ücretle olan 4 milyon $ karşılığı Real Madrid'e transfer oldu. Burada Toschack ve Antiç ile çalışan Hagi şampiyonluk yaşayamaz. İkinci senesinde şampiyonluğa çok yakınken ligin son maçında Tenerife’ye yenilir ve şampiyonluğu kaçırırlar; Hagi bu maçı oyunculuk kariyerindeki en kötü maç olarak niteler. Takım içi guruplaşmaların da iyice arttığı bu dönemde, iyice rahatsız olan Hagi, Lucescu’nun çalıştırdığı Brescia kulübüyle anlaşır. İlk senesinde Brescia ile küme düşen Hagi, transfer tekliflerine rağmen kendisi için “kaçtı” denmesini istemediğinden takımdan ayrılmak istemez.

Fakat 1994 Amerika Dünya Kupası’da öylesine başarılı olmuştur ki yine 4 milyon $ bonservis bedeliyle bu sefer bir başka İspanyol devi olan Barcelona’ya transfer olur.

Gerçek patlamayı ise 1996 İngiltere Avrupa Kupası’ndan sonra transfer olduğu Galatasaray'da yapmıştır. 5 sezon kaldığı Galatasaray'da 1 Avrupa Süper Kupası, 1 UEFA Kupası, 4 Lig Şampiyonluğu, 2 Türkiye Kupası, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası kazamıştır. Bunun ötesinde Galatasaray'da bir mit olmuştur. Galatasaray tarihinde en sevilen yabancı futbolcu olduğu hiç kuşku götürmez.

Milli Takım Kariyeri

Milli formayla17 yaşında Lucescu tarafından ilk defa A Milli Takıma çağrılan Hagi, o ana dek 16, 17 ve 18 yaş-altı takımlarında 49 kez, olimpik Milli Takımda ise 4 kez milli olmuştu. İlk A Milli maçı ise 10 Ağustos 1983 tarihinde Norveç ile yapılan dostluk maçıdır. 1985 yılında ilk defa kaptan olan Hagi, 1990 yılından emekli olduğu 2001 yılına kadar çıktığı her maçta kaptandı. Toplam sayı 65’tir.

Toplam 125 kere milli takım forması gitmiş ve bu forma altında 35 gol atmış olan Hagi, 24 Nisan 2001 yılında 80.000 kişinin katıldığı bir jübile ile emekliye ayrılmıştır. Maç Romanya Milli Takımı ile Dünya Karması arasında oynanmış ve 2-2 bitmiştir.

Teknik Direktörlük Kariyeri
2001 yılında oyunculuğu bıraktıktan hemen sonra Romanya Milli Takımı'nın başına geçti. Fakat Milli Takım 2002 Dünya Kupası'na gitmeyi başaramayınca ayrıldı. 2003 yılında Bursaspor'un başına geçti. Yönetimle ters düşünce sezon ortasında buradan da ayrıldı.


Teknik Direktör olarak2004 yılının ilk aylarında Fatih Terim'den boşalan Galatasaray Teknik Direktörlüğü koltuğuna oturdu. Göreve geldiği Avrupa Kupaları'na katılma hakkını elde edemedi. Fakat ertesi yıl, yani 2004-2005 sezonu Galatasaray'ın 100. kuruluş yılı olduğu için pek üzerinde durulmadı. Bütün Galatasaray camiası 100. yılda şampiyonluk istiyordu. Bu yüzden de Avrupa Kupalarında olmamayı bir avantaj olarak görenler bile vardı. Bu şampiyonluk için gerekli transferler yapılacak, yönetim elinden geleni yapacaktı. Fakat Hagi'nin iddiası istediği futbolcuların alınmadığı yönündeydi. Yönetim bu iddiayı kabul etmese de pek inandırıcı olamadı. Bu gergin şartlar altında Galatasaray 100. yılında şampiyonluğa ulaşamadı. Bunun yanında Ligi 3. sırada bitirip Şampiyonlar Ligi şansını da kaçırdı. Maddi problemlerden bunalmış yönetim için bu kötü bir haberdi. Yıldızları zaten hiç bir zaman barışmamış olan Hagi - yönetim ikilisinin arası daha da açıldı. Bu şartlar yüzünden Hagi, 30 Mayıs 2005 tarihinde istifa etti.

Hagi yönetimi memnun edememişti ama taraftarları çok çok memnun ederek ayrıldı Galatasaray'dan. 2004-2005 sezonu Federasyon Kupası'nı almış, bunu bir de ezeli rakibi Fenerbahçe'yi yenerek yapmıştı. En önemlisi de final maçının neticesiydi: 5-1. Bir sene önce Fenerbahçe'ye 6-0 yenilen Galatasaray, 2004-2005 sezonu Federasyon Kupası Finali'nde rakibini 5-1 ile yenmişti. Yaklaşık 40 yıllık bir rekordu bu Galatasaray açısından.

Öznitelikleri

Karpatların MaradonasıHagi’yi büyük bir futbolcudur ve her büyük futbolcu gibi bunu tek bir özelliğe değil, bir çok üstün özelliğin bir araya gelmesine borçludur. Hagi çok üst düzey bir futbol zekasına ve uyanıklığına sahiptir, teknik yetenekleri üst düzeydedir, top sürme, çalım atma, uzaktan şut ve serbest vuruşlarda muhteşemdir. Yeşil sahalar bu özelliklerin bir kaç tanesine sahip olup şimdi esamisi okunmayan bir çok futbolcunun şahididir. Ama Hagi aynı zamanda çalışma ahlakına sahip güçlü bir karakterdi. Yeteneklerini saha dışına da genişletebildiği için bir efsane olarak futbol tarihindeki yerini almıştır.

Hagi, bir 10 numaraydı, klasik ileriye dönük orta saha oyuncusuydu. Hem gol atan hem de oyun kuran, asist veren bir oyuncuydu. Serbest oynamayı sevmesine rağmen oyun disiplininden kopmazdı.


Karpatların MaradonasıHagi deyince ceza sahasının etrafından attığı goller akla gelir hemen. Tam bir serbest vuruş ustasıydı. Orta çizgi ile kale çizgisi arasındaki hemen hemen her noktadan gol atmıştır. Yalnızca serbest vuruştan değil, oyun içinde de mesafe tanımaksızın vurduğu şutlar her zaman çok tehlikeli olmuştur. Bu tip şutları hem isabetli hem de beklenmedik zamanlarda attığı için çok tehlikeliydi. Kalecinin bir anlık dikkatsizliğini fark eder ve bazen 30 – 35 metreden şut çekerdi. FIFA’nın Yüzyılın En Güzel Yüz Golü listesinde 5. gol Hagi’nin attığı 1994 Dünya Kupası’nda Kolombiya’ya attığı goldür.

Uzak şutlarının dışında top sürüşü ve çalımları da Hagi efsanesinin önemli tapı taşlarındandır. Ceza sahası dışında topu ele geçirdiği zaman ne yapacağı belli olmazdı. Şut birinci seçenekti ama rakip defansta boşluklar fark edip topla içeri girmesi de az rastlanır bir şey değildi.

Teknik olarak olağanüstü yetenekli olmasına rağmen çok çalışkan ve disiplinli bir futbolcuydu. Antrenmanları kaçırmayan, en erken gelen, en geç çıkan tipteki oyunculardandı. Çok düzgün bir aile hayatı vardı. Bu yüzden de ileri yaşlarında dahi istikrarlı bir oyun tutturabilmiştir.

Onun bu kadar sevilmesinde oyun içindeki liderlik yönü büyük rol oynar. Bir teknik direktör gibi oyunu yönlendirir, arkadaşlarıyla konuşur, direktifler verirdi. Bu yönüyle oyunu, bütün sıcaklığıyla yaşayan bir futbolcuydu. Bu yüzden de kendini tutamayıp hırçınlaşması alışıldık bir şeydi. Fakat oyun içinde, ortalamanın üstünde bir hırçınlığa ve kart görme eğilimine sahip olsa da oyun dışında akıllı, terbiyeli ve seviyeli bir insandır.

Romanya'da Yüzyılın Futbolcusu,6 kere de Yılın Futbolcusu seçilmiştir. Pele'nin Yaşayan En Büyük 125 Futbolcu listesinde de yer almaktadır.

Başarıları
Kulüp
Avrupa Süper Kupa (1987, 2000)
UEFA Kupası (2000)
Romanya Ligi Şampiyonluğu (1987, 1988, 1990)
Romanya Kupası (1987, 1989)
Türkiye Süper Ligi Şampiyonluğu (1997, 1998, 1999, 2000)
Türkiye Kupası (1999, 2000)
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kupası (1997)
Milli
1984 Avrupa Şampiyonası (Fransa)
1990 Dünya Kupası (İtalya )
1994 Dünya Kupası (ABD)
1996 Avrupa Şampiyonası (İngiltere)
1998 Dünya Kupası (Fransa)
2000 Avrupa Şampiyonası (Hollanda-Belçika)
Bireysel
1985 Romanya'da Yılın Futbolcusu
1986 Romanya Ligi Gol Kralı
2000 Romanya'da Yılın Futbolcusu
[değiştir]
Kulüpleri
Futbolcu olarak
1982 - 1983 Farul Köstence (18 maç 17 gol)
1983 - 1986 Sportul Studentesc (108 maç 58 gol)
1986 - 1990 Steaua Bükreş (97 maç 76 gol)
1990 - 1992 Real Madrid (64 maç 19 gol)
1992 - 1994 Brescia (60 maç 14 gol)
1994 - 1996 Barcelona (36 maç 7 gol)
1996 - 2001 Galatasaray Spor Kulübü (167 maç 78 gol)
Teknik Direktör olarak
2001 Romanya Milli Takımı
2003 Bursaspor Futbol Kulübü
2004 - 2005 Galatasaray Spor Kulübü

_________________
yak da ver sigarama derdimi anlatayım, duman olsun bu rapim
ben çaresiz avare gezerken,gözyaşlarım yaşlanır oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
GHEORGHE (GİCA) HAGİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
5M1Kya hoşgeldiniz!  :: •• Spor •• :: Galatasaray-
Buraya geçin: